Yapıda 1992 yılında Antalya Müzesi tarafından kazı ve düzenleme çalışmaları gerçekleştirilmiştir. Yapı içerisinde ikinci katın çökmesi ile dağılmış durumda bulunan mozaikler nedeniyle ‘Mozaikli Yapı’ olarak anılmaktadır. Mozaikli Yapı’nın plan ve dekorasyon özellikleri nedeniyle Erken Bizans döneminde kentin yöneticisi ya da önemli bir ailesinin barındığı bir konut olduğu düşünülmektedir. Yapının inşası, MS 5. yüzyıl sonunda başlamış, MS 6. yüzyıl başına kadar sürekli eklemeler yapılarak son şeklini almıştır. Moloz taş ve kireç harç ile örülen duvarlarda dekoratif tuğla işçilikleri dikkat çeker. Orijinalinde yapı iki katlıdır. Zemin planı ortadaki büyük dikdörtgen mekân etrafında sıralanan dikdörtgen odalardan oluşur. Doğudaki merdiven, alt kattaki kubbeler üzerinde yer alan ikinci kata çıkmayı sağlar.

Kuzey ve güney duvarlar üzerindeki ikinci kat duvarları kısmen ayaktadır. Birinci kat, taş ve tuğla malzeme ile örülmüş kubbelerle, ikinci kat ise ahşap çatı ve kiremitle örtülüdür. Mozaikli Yapı’nın güneybatısında yer alan geniş avluya ait duvarlar günümüze ulaşmamıştır. Avlunun hemen güneyinden geçen ve 19. yüzyılda yapılan su kanalının inşasında kullanılan taş ve tuğla malzemelerin bir kısmı bu yapının avlu duvarlarından alınmıştır. Yapının her iki katındaki mekânlar zemin mozaikleriyle kaplıdır. Mozaiklerde doğal özellikleriyle gösterilmiş kuş, tavşan, keçi, balık gibi hayvan figürleri ve geometrik desenler ile kişileştirmeler görülmektedir.